‘Yazgının hiçbir cilvesi, hastalıklar, ekonomik kasvetler ya da iş omurundaki başarısızlıklar, ayrılıklar kadar can yakmaz. Ayrılık, derdin özüne dokunur ve onu canlandırır. Ömrün size verebileceği en derin acılardan biridir’. Botho Strauss
It’s Easier for a Camel (2003), Actresses (2007), A Castle in Italy (2013) isimli yarı otobiyografik sinemalarının akabinde Valeria Bruni Tedeschi (Carla Bruni’nin kızkardeşi) yeniden küçük burjuvaların hayatlarına yönelerek bu sefer kendi ailesinin hikayesini anlatıyor. Direktör Anna (Valeria Bruni Tedeschi) son sinemasının ön hazırlıklarına girişmiştir. Genç oyuncu sevgilisi Luca (Riccardo Scamarcio) ile Paris’ten Fransız Riviyerası’ndaki yazlık konutuna hakikat gitmeye hazırlanırken Luca biriyle tanıştığını onunla gelmeyeceğini söyler. Büyük bir düşkırıklığı ve ıstırap yaşayan Anna Cote D’Azur’deki aile villasına tek başına masraf.
Anna’nın İtalyan-Fransız ailesi alkolik, mutsuz kızkardeşi Elena (Valeria Golino), annesi Louisa (Marisa Borini, Tedeschi’nin gerçek annesi), Elena’nın acımasız işadamı sağcı Fransız kocası Jean (Pierre Arditi), kızı Celia (Oumy Bruni Garrel, Tedeschi’nin kızı) , amcası Bruno’dan (Bruno Raffaelli) oluşmaktadır. Çalışanlarıysa senaristi Nathalie (Noémie Ivovsky), Jean’ın sekreteri Stanislas (Laurent Stocker), hizmetçiler ise Jacqueline (Yolande Moreau), Pauline (Guillaine Londez), kahya Gérard (Joel Clabeult) oğlu François’dan (Brandon Lavieville) heyetidir.
Yazlık Meskeni, 4 kısımda anlatan direktör, dramatik güldürüsünde varsıl, refah dolu bir hayat sürmelerine rağmen kimsenin keyifli olmadığını, ömrün acılarla, kederlerle, düş kırıklarıyla dolu olduğunu, zenginlerin ya da fakirlerin hiç kimsenin acıdan, yalnızlıktan, hastalıktan, mevtten kaçamadığını irdeler.
“Zengin küçük burjuva bir aileyi anlatıyorum, aslında hepimiz tıpkı gemideyiz. Karakterlerimin hiçbiri harika, güçlü değil. Ben onları oldukları üzere seviyorum” der Bruni Tedeschi. Hizmetkarlar bu kadar bolluğun, lüksün, konforun içinde kimi şeylerin aksi, yanlış gittiğinin ayrımındadırlar. Jacqueline yeni gelen güvenlikçiye villayı gezdirirken “Cennette geldin sanırsın lakin burası bir cehennem” der. Binlerce emekçiyi gözünü kırpmadan işten çıkartan kapitalist Jean bahçeye giren yaban domuzlarını tehlikeli göçmenlere benzetir. Çalışanlar toplumsal haklarının peşindedirler. 18 yaşında bulaşıkçı olarak villaya gelen Jacqueline “Artık gerçekleri görmeliyiz, ülke berbata gidiyor, ülke artık bizim değil” der.
Yemek masası etrafında toplanan Borsini’ler itiraflara başlarlar. Herkes bildiğini okur, kimse kimseyi önemsemez. Manzara direktörü Jeanne Lapoirie ile imal dizayncısı Emmanuelle Duplay, şatafatı, zenginliği çok âlâ yansıtmışlardır ancak dış imaj aldatıcıdır. İtalyan, Fransız oyunculardan oluşan takım başarılı bir takım performansı stantlar. Anna ile Elena’nın ünlü İtalyan müzikçi Nada’nın ‘Che freddo fa’ müziğini birlikte söyledikleri sahne etkileyicidir.
Maksim Gorki’nin Yazlıkçılar (Yaz Misafirleri/ 1904) oyunundan özgür uyarlama yapan Tedeschi, Yazlık Ev’de aile kızgınlıklarını, sevgi eksikliğini, ekonomik bahisleri, varoluşçu öfkeleri, sınıfsal çatışmaları, burjuvazinin zaaflarını, vakit zaman ustaları Federico Fellini ve Dino Risi’yi anımsatan sekanslarıyla, güldürüyle dramı harmanlayarak betimliyor.